Yıl: 2025

  • “Nerede o eski yazlar?” demekten hoşlanmam. Nostaljiye fazlaca tutunmanın bugünü kaçırmak olduğuna inanırım. Fakat konu yaz mevsimi olunca, durup düşünmemek elde değil. Çocukken yaz, her şeyden önce özgürlüktü. Okullar kapanır, gündüzler uzar, sokaklar oyunla dolar, meyveler, dondurmalar sofrayı süslerdi. Eğer şanslıysak bir tatil, bir köy yolculuğu ya da yeni bir macera da bu mevsime denk…

  • Kendimle ilgili önemli bir özelliği fark ettim dün gece. En yakın arkadaşımla keyifli bir sohbet esnasında konu konuyu açtıkça zor bir sorunun surlarında bulduk kendimizi: insan ilişkilerindeki sırrın nedir? Öncelikle beni yakinen tanımayanlar için peşinen bir açıklama yapmam gerektiği düşüncesindeyim. Ben modern çağda hayatını insan ilişkileri ve buna paralel olarak onları dinleme, anlama, anlatma, anlaşma…

  • Gündüzün koşturmacası, insan trafiği, sesler ve gürültüler, vaktin geceye dönmesiyle yerini sükûnete bırakır. Ama bu sakinliğin içinde var olmak, herkes için kolay değildir. Gecenin gündüzden temel farkı, zihnin çalışma tarzının daha dingin ve derin olmasıdır. Gündüz düşünemediğin meseleler için artık kaçamayacağın bir vakit başlar. Düşünceler bazen tekrar eder durur. Bazen, art arda bağladığın ipler gibi,…

  • Her sabah, dünya yeniden doğar. Işığın karanlığı böldüğü o an, sadece doğanın değil, insanın da yeniden başlama fırsatıdır. Ben de güneşle uyananlardanım. Hayatımın her döneminde bu düzeni benimsedim ve hiçbir zaman bundan şikâyet etmedim. Aksine, zihinsel berraklık açısından değerli bir alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Güneşin doğuşuyla uyanan bir zihin, berrak ve alıcıdır. Merak duyduğum konulardaki araştırma…

  • Temmuz’un 9’u itibariyle hava sıcaklıkları yeniden yükselişe geçti. Geceleri o kadar çok terliyoruz ki sabah uyandığımızda uyuduğumuz yeri ıslak olarak buluyoruz. İnsan yemek yemek bile istemiyor, sadece sıvı almak istiyor. Bugünlerde çok keyifli kitaplar okuyorum. Okuma alışkanlığım da ulaştığım seviyeden oldukça memnunum. Şimdi sırada yazma alışkanlığı kazanmak için düzenli pratik yapmam gerektiği var. Ben de…

  • “Pardon, çantanız açık kalmış,” dedi arkası dönük kadına. Kadın dikkatlice çantasını önüne çekip içindekileri kontrol etmeye başladı. Kahvesini yudumlamaya geri döndü ve adama teşekkür etmediğini fark etti. “Teşekkür ederim, uyardığınız için!” dediği esnada suratını fark etmeye başladı adamın. Eski bir tat, eski bir yüz olabilirdi. Hatırlayamadı kadın. Kafasında bir şeyler dönmeye başladı. Eskiden iyiydim diye…

  • Dün günün tamamını güzel bir göl kenarında, ormanlık bir alanda kamp sandalyemde oturup kitap okuyarak ve etrafı izleyerek geçirdim. Yanımda arkadaşlarım vardı, ama çoğu zaman sessizliği dinleyip doğanın içinde kalmak istedim. Göl kenarında sadece biz yoktuk; kimisi balık avlıyor, kimisi mangal yapıyor, kimisi çocuklarıyla oynuyordu. Doğanın içinde geçirilen bu gün, huzur dolu anlarla örülmüş gibiydi.…

  • Ben balık tutmayı çok severim. Balıklar bu durumdan pek şikayetçi değil zira tuttuğum balık sayısı son 15 yılda bir elin parmağını geçmemiştir. Belki de başarısızlığımın altında yatan asıl gerçek bu: Ben aslında balık tutmaya değil, balık tutma bahanesine gidiyorum. Doğayla iç içe kalmanın ritüeli bu etkinliğin asıl amacı. Sabah güneşten önce doğup yollara düşmek, hiç…

  • Sevginin herkesi ve her şeyi kapsadığı senaryolara yabancılaşmaya başladığımdan beri hiçbir şeye güvenim kalmadı. ‘Yaradılanı koşulsuz sev’ tarzı öğütler artık bende karşılık bulmuyor—çünkü sınırsız sevgi, sevginin değerini yok ediyor. Yıllarca ‘sana taş atana gül at’ düsturu beni modern çağa karşı pasifleştirmiş, bununla birlikte çekincelerime mükemmel bir kılıf olmuş. Ben artık herkesi sevmiyorum. Sevgim seçici, sınırlı…

  • Yaşamımın erken yıllarında doğayla kurduğum bağda en büyük pay sahiplerinden biri dedemdir. Kendisini birkaç yıl önce sonsuzluğa uğurladık. Onunla aynı ismi taşımaktan her zaman büyük bir mutluluk duydum. Dedem doğayı iyi tanıyan, onunla bütünleşmiş, çevresi tarafından sevilen, saygı duyulan bir insandı. Bahçesini, ağaçlarını, toprağını büyük bir sevgiyle sahiplenirdi. Mücadeleyle geçen ömründe, dedemin en çok sığındığı…