Sahil şeridini renkli şemsiyeler süslüyordu. Güneş tepeden inerken, gökyüzü çoktan turuncuya boyanmıştı. Karşımda uçsuz bucaksız bir deniz. Ufuk çizgisi yok, sınır yok. Bir adım atıyorum suya; hafif serinlik tenime işliyor. Bir adım daha… Ayaklarım kumları ezerken deniz giderek derinleşiyor.
Belime gelen sular, dalgalara karşı direncimi zayıflatıyor. O an içimden geçiyor: “Yaşamın tam ortasındayım.” Çevreme bakıyorum; yakınlarda kimse yok. Bir adım daha… İçimde bir his: yaşam biraz ilerde beni bekliyor.
Sular boğazıma ulaşıyor. Artık dalgalar bedenime egemen. Her zerremi savuruyorlar, oradan oraya çarpıyorlar. Soruyorum kendime: Yaşamın neresindeyim? Ne bekliyorum bu dalgalardan?
Ve derinlik beni içine alırken, bir ses duyuyorum içimden:
“Artık konuşmaya hazırız. Söyle bakalım, yaşam… Ne bekliyoruz birbirimizden?”
Yorum bırakın