Temmuz’un 9’u itibariyle hava sıcaklıkları yeniden yükselişe geçti. Geceleri o kadar çok terliyoruz ki sabah uyandığımızda uyuduğumuz yeri ıslak olarak buluyoruz. İnsan yemek yemek bile istemiyor, sadece sıvı almak istiyor.
Bugünlerde çok keyifli kitaplar okuyorum. Okuma alışkanlığım da ulaştığım seviyeden oldukça memnunum. Şimdi sırada yazma alışkanlığı kazanmak için düzenli pratik yapmam gerektiği var. Ben de bugün yazmak istemiyorum diye kestirip atmak yerine onu yazılı olarak kendimi anlatayım dedim. Böylelikle iyi ya da kötü bir şeyler yazmış olurum.
İstersen biraz gündemden bahsedeyim. Tabii o benim çok sık yazı olarak yaptığım bir şey değil, o yüzden cümlelerimi doğru seçmek istiyorum. Zira bu ülkede görüşlerini açıkça ifade etmek özgürlük açısından bir çok sorun doğurabilir. Feyyaz Yiğit’in çok sevdiğim bir sözü var: “Düşüncelerimi suç işlemeden ifade edemiyorum.”
Uzun süredir var olan siyasi gerilim son altı ayda yeni bir boyut kazandı. Son seçimden bu yana yükselen tansiyon, ona paralel hareketlenen ekonomik kriz, sosyal çürüme, güvenlik sorunları, gelecek kaygıları, nefes alamama… Liste saymakla bitmez.
Hele ki değinmek istediğim bir başka konu daha var. Ben Foucault’u pek tanımazken, sadece yüzeysel olarak fikirlerine vakıfken, çok sevdiğim bir arkadaşımın tezi dolayısıyla kendisine minik doğal olursa katkı sağlar belki ümidiyle Foucault okumaya başladım. “Hapishanenin Doğuşu” kitabı çok canımı sıktı. Sanki bugünlere bir fal bakmış gibi.
Neyse, komik bir şeylerden bahsedeyim. Elon Musk’ın sahibi olduğu eski adı Twitter olan X platformunda yerleşik yapay zeka “Grok” tam anlamıyla kafayı yedi. Herkese küfürler ediyor, hadsizlikte sınır tanımıyor. Ben bunu yakın arkadaş çevremde daha önce de söylemiştim: bizim bu ülkede hiçbir şey usulüne uygun kullanılmıyor, bu yapay zekaya köyün delisi muamelesi yapıyoruz demiştim. Sonunda söylediğim çıktı.
İşin ilginci yapay zekaya nasıl soruşturma açılacak ve cezaevine konulacak, büyük merakla bekliyorum. Belki izleyenler olmuştur, “Gibi” dizisinin benzer bir konuyla ilgili müthiş bir bölümü var, ismi “Waffle”.
Söyleyecek çok söz, kafa yoracak çok konu, kaygılanacak çok fazla şey var ama bugün gerçekten hiçbirini enerjim yok. En azından içimdekileri dışarıya bu şekilde dökmüş oldum.
Okuduğun için ve yazdığım için hepimize teşekkürler.
09/07/2025
Yorum bırakın